Aşılansak mı Aşılanmasak mı?


Merve Işıl Kaya

TOBB ETÜ - Bilgisayar Muh.
m_kaya@gazeversite.com

 
Son Güncelleme: 2009-10-21

 

Hemen hemen her sene dünya gündeminde, yeni bir hastalık yer alıyor. Bunların  arasında en tehlikeli ve en hızlı yayılanı kuşkusuz domuz gribi. Hoş, doktorlar domuz gribinin aslında sanıldığı kadar tehlikeli olmadığını ve birçok insanın farkında bile olmadan bu hastalığı atlatacağını söylese de endişelenmemek elde değil.
 
Gerçeği söylemek gerekirse Ankara’ da bir okulda domuz gribine yakalanan öğrencilerin haberini alana kadar, grip çok uzağımda görünüyordu. Olasılıkları düşündüğümde bile“aşısı var canım bir şekilde korunuruz” diyordum.Ta ki Sağlık Eski Bakan’ı Osman Durmuş’un açıklamalarını dinleyene kadar…Ancak ondan önce biraz domuz gribinden bahsetmeliyim.
 
Domuz gribi, normalde domuzlarda görülen A tipi grip virüsünün yol açtığı bir solunum hastalığı olarak biliniyor ve bu hastalık hızla yayılabiliyor. Domuz gribi domuzdan insana ve insandan insana bulaşabiliyor. Virüse karşı insanın doğal bağışıklığı bulunmuyor. Bu nedenle Dünya Sağlık Örgütü (WHO), hastalığın kontrolden çıkmak üzere olan geniş çaplı salgın olabileceği uyarısında bulunuyor. Korunmak için ne mi yapılmalı? Türk kültürünün vazgeçilmezleri arasında yer alan tokalaşma, öpüşme gibi yakın temaslı selamlaşmalardan uzak durmalı, ellerimizi sık sık yıkamalı, kapalı alanlarda çok fazla zaman geçirmemeli ve kapalı alanları sık sık havalandırmalıyız. Ayrıca hapşırma, öksürme sırasında ağız ve burun bir mendille kapatılmalı ve tek kullanımlık mendiller tercih edilmeli. Çünkü öksürük ve hapşırma yoluyla hasta kişinin tükürük zerrecikleri havaya yayılarak sandalye, masa gibi yüzeylere bulaşır. Kişi virüsün bulaştığı bir yere dokunduktan sonra ellerini ağzına, gözlerine veya burnuna sürerse virüs kendisine bulaşabilir. Hasta kişinin temasının olduğu bu yüzeylere dokunulmamalı, herhangi bir sebeple dokunulduysa eller, yüze götürülmeden önce yıkanmalıdır.
 
Gelelim domuz gribi aşısına. Sağlık Eski Bakan’ı Osman Durmuş geçen gün bir tv programına katıldı. Programın diğer konuğu ise aşıyı üreten firmanın sahibiydi. Durmuş, aşının yeterince test edilmediğinin ve normal şartlar altında aşı ilk önce üretildiği ülkedeki insanlar tarafından kullanılmadan diğer ülkelerde kullanımının yasalara uygun olmadığının altını çizdi. Aşı İtalya’da üretilmiş. Fransa, İtalya ve Türkiye’de aynı anda kullanılmaya başlayacakmış. Ayrıca üretilen aşının 4 yaşının altında olan çocuklarda kullanılması uygun değilmiş. Zaten risk gruplarının arasında 3 yaşının altındaki çocuklar var.
 
Bunların yanında devlet aşıyı kimseye zorunlu tutmayacak fakat beklenilmedik bir yan etkiyle karşılaşan vatandaşların mesuliyetini de almayacak. Yine geçenlerde yazılı ve görsel basından New York‘ ta ki sağlık görevlilerinin aşı olmak istemedikleri ve bunun için dava açtıklarını takip ettik. Onlar da aşının yeterinde test edilmediğini düşünüyorlarmış ve denek olmak istemiyorlarmış. Ülkemizde olduğu gibi dünyada da   karşıt görüşler mevcut. Hatta domuz gribinin biyolojik silah olarak kullanıldığını savunanlar bile var.
 
Sağlık Bakanı Recep Akdağ aşının güvenirliğine dair halkı aydınlatmaya çalışsada yükselen karşıt görüşler aklımızı fena halde karıştırıyor. Sağlık Bakanlığı’nın domuz gribi salgınına karşı uygulamaya koyduğu önlemler, Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından takdirle karşılanmış. Gerçeği söylemek gerekirse ciddiyetle yürütülen çalışmaları bende alkışlıyorum. Bakanımız bu konuda gereken duyarlığı fazlasıyla gösteriyor kanımca. Bunun yanında devlet aşının güvenirliği konusunda halkı daha fazla aydınlatmalı ve aşıyı kullanacak olanlara güvence vermelidir. Peki   ilk parti olarak 28.000 sipariş verilen ve öncelikli olarak sağlık personeline yapılması planlanan aşıyı, aynı anda devlet erbabına da yapsak mesela. O zaman aşının güvenirliği konusunda içimize azıcık da olsa su serpilir mi? Hiç sanmıyorum. Eee ne yapalım peki? Bi fikri olan?  Hani diyorum ki; SİZCE AŞILANSAK MI AŞILANMASAK MI? Sevgilerle…
 
.
 

 
 
Merve Işıl Kaya- Önceki Yazıları
 

Ruhun Detoksu
 

Sevmekle Başlıyordu Her Şey
 

Diyarbakır Günlüğü
 

Kadınlık Sanatı
 

AŞK OKULU
 

Sizce Namus Nedir?
 

Başbakan Aşı Olmayacakmış!
 

Efes Pilsen Blues Festivali
 

Tiyatro Sezonu Açıldı
 

Uğur Böceği Etkisi
 

Urfa'da Oxford Vardı da Biz mi Okumadık !
 

Hayata Bir Mola Verebilir miyiz?
       
    
 
  YORUMLAR

Yorum Yaz

 
Merve Işıl:
Çok haklısın Engin.Aşılarda ölümler daha fazla olabiliyor.Çünkü domuz gribi aşısı henüz çok yeni ve testlerden geçirilmediği için vucutta pasif durumda olan bazı hastalıklı genleri harekete geçirebiliyor. Sevalcim kendine çok ama çok dikkat et olur mu?:( Biz sensiz ne yaparız sonra:)Az kaldı zaten, 2 ay sonra burdasın :)
 
engin:
aşı olanlarda ölüm oranı daha yüksek diye duymuştum. aşıyı bilmem ama bence serum çıkarsa daha az yan etkiyle daha iyi sonuçlar elde edilebilir.
 
Seval:
Ben tam domuz gribinin göbeğinde Polanya'dayım. Burda kimse sallamıyor, herkes domuz yiyor her gün ve kimse sağlığına dikkat etmiyor. Bu soğukta çorapsız dışarı çıkıyor kızlar. Çok garip yani. Allah Türkiye'ye zeval vermesin, güzel bir yazı konusu Merve. Severek okudum, tebrikler..
 

Bütün Yorumları Oku

 
  
  HAFTANIN KONUĞU
Bu haftaki konuğumuz Türk popunun sevilen ismi Yonca Evcimik.
Röportaja ulaşmak için tıklayınız.
 

Pınar Kocabay  
Sami Arpa  
Seval Ünver  
Ahmet Emin Sensoy  
Oğuz Aslan  
Yeşim Özbirinci  
Ania Korsunska  
Ümit Samimi  
İlke Sungur  
Merve Işıl Kaya  
Ayşenur Tezcan  
Gizem Akgülgil  
Furkan Devran  
Seçkin Soydan  

"Bilincin Teneffüsü"
 
© 2009 - 2010 gazeversite.com. All rights reserved.
Site içeriği izinsiz olarak kullanılamaz.

İletişim: info@gazeversite.com

Gazeversite'de yayınlanmak üzere yazılarınızı editor@gazeversite.com adresine Microsoft Word dosyası halinde gönderebilirsiniz. Gönderilen yazılar editörlerimizce uygun görüldüğü takdirde sitemizde yayınlanacaktır.
 

© 2009 - 2010 gazeversite.com